e al birini...vur ötekine

22 Kasım 2009 Pazar

benim sevgilimden =)

Catch me ,don´t let me drop. Love me,don´t ever stop. So close you eyes and let me kiss you, and when you sleep, I WILL MISS YOU!!!

writed by mr.akırmak
09.10.2009 23:52

12 Eylül 2009 Cumartesi

13 eylül mü ?

çok sevdiğim pek ciddi ilişkimin 9. ayına saatler sonra girecek bulunmaktayım . ve onu deli gibi özlerken , bu günü onun dudaklarına yapışırcasına kutlamak isterdim. ( not 1)
atlas okyanusunu bir kaç saatte nasıl geçiceğimi bilsem emin olun bunu yapardım da.
neyse bazen gerçekten şom ağızlı olduğumu düşünüyorum. 12 şubat akşamı sahnedeyken '' SAAT FARKI VAR EN YAKINIMIZDAKİYLE BİLE ARAMIZDA '' diye bir cümle kullandım . evet haklısınız. gerçek oldu bizim bu günü bitirmemize 1 saat 14 dakika kaldığı halde onlar şuan aynı tarihin öglen saatlerını yaşamaktalar. neyse ne boşerin bu da benim kaderim baştan kabullendiğim, her gece rüyamda gördüğüm , başka hiç bir şekilde yüzümün gülmeyeceğini bildiğim adam. olmazsa olmaz. kendi gitti ruhu bende kaldı. eni her gördüğünde '' melekk..'' diyip gülümseyen. beni hayatının aşkı olarak kabul eden ve kabul ettiren. tüm bunları okuyacağını da çok iyi biliyorum ben uyurken eve döndüğünde açıcak ve gülümseyerek okuyacak. belki biraz gözleri dolacak ama biliyorum erkekliğine bok sürdürmemek için ağlamıcak . beni ne kadar özlediğini biliyorum , onu ne kadar özlediğimi biliyor. uzak mesafe olmaz diyen herkese inat biz beraberiz çünkü ... hayatımızın sonuna kadar çünkü biz geleceğimizi kurmak için uzaktayız şimdi. (hergün en az ıkı saat konuşsakta ) ikimiz çok şanslıyız belirsizlikle başlayan herşey mutlu sonla bitiyor çünkü.
' masallar mutlu sonla biter '
biz masalımızı 'ikimiz' yazdık.
canımın yarısı; 9 aydır hayatımda olduğun, hayatımı değiştirdiğin için ve ben delicesine mutlu ettiğin için teşşekkürler bitanem...hayatımda ki huzur seninle birlikte geldi bana . benim en büyük hediyemsin. Mr. hahn sana ilk günkünden çok daha fazla aşığım

not 1 : öpüşürüm sevişirim ayıp değil arkadaşım hele ki yazarlık sınavında hocaların gelip isterseniz gay travesti tecavüzde kullanabilirsiniz burası ahlak okulu değil dedikten sonra.
haklılar burası ahlak okulu değil ...

31 Ağustos 2009 Pazartesi

öncelikle bu blogun diğer yazarı hanımı çok özledim ben. bir görsem, yanaklarını mıncıracağım, hatta bir kısmını koparıp saklayacağım.
ama benim canım yanar di mi? ikizlik bu.

neyse, asıl meseleye döneyim.
insanlar hep birbirini aldatıyor. bir bakıyorsunuz ipliğiniz pazarda. bir bakıyorsunuz, satılıvermişsiniz.
bir bakıyorsunuz, canınız yanmıyor artık.
ve en çok can acıtan şey oluyor bu zamanla.

tek iyim bu mu kaldı, aman ne mutlu o halde!

19 Ağustos 2009 Çarşamba

sanırım artık çok sıkıldım.
artık bitsin istıyorum şu sınavlar ... öss n,in gözünü severim bundan sonra yani..
sonra ne mi yapıcam ?? tabı ki de uyucam.

16 Ağustos 2009 Pazar

Hopp! Noluyoruz deyip durduruyorum zamanı. Gülümseyerek “Tamam.” diyor, başı önünde. Gözlerimle küçük bir aferin konduruyorum dudaklarına ben de.

-Bak kızım, sen böyle gidersen olmaz. Tamam mı?

Sen böyle gittikçe, sen böyle hiç bilmediğin yerlere gittikçe, gidip de geri dönmedikçe, geri dönmek isteyip de yolu bulamadıkça, yolu bulup da kapılara varamadıkça, olmaz. Anlıyor musun?

Bana bir şey söyle, söyle ki yanından ayrılmamam için sebep olsun. Söyle ki sana verdiğim sözleri bana tuttursun. Hiçbir söz, ilelebet tutulmayı hak etmiyor kolay kolay. Bana sözümün hakkını ver ki ben de ona verebileyim. Sadece bir köprüden ibaret benim suretim.

Nolur, bana iki kelime söyle. Söylediklerin anlamsız olsun. Sana dair öyle şeyler var et ki sevgili, ben hiç sıkılmadan uğraşıp durayım peşinde. Çünkü herkes gibi ben de, bırakacağım seni sıkılınca. Bana anlamsız şeyler söyle. Onları anlamaya çalışarak geçsin zamanım, sıkılmayayım.

Sana dair her dem yeni şeyler çıksın içinden sonra, kıvrıla kıvrıla..

Öyle şeyler olsun ki, her hatırladığımda yeniden isteyeyim seni yanımda, her gözümü açtığımda..

Böyle olmaz. Sen sevdikçe, ben sevgine karşı durdukça, olmaz, olmayacak. Öyle bir an gelecek ki, biz bile olmayacağız bu alemin içinde. Sen sadece sevmeyi bileceksin, ben de senin sevgine karşılık vermeyi. Ve böylece hiçbir şey öğrenemeyeceğiz hayatın içinde. Senin gözün kör olacak, bir beni bilecek kalbin, benimse gözlerim açılacak daha çok senin sevginle. Yükselteceksin beni, anlıyor musun? Sonra öyle birden düşmemi isteyeceksin!

Düşmeyeceğim. Sen battıkça yükseleceğim sonra, ben yükseldikçe sen batacaksın. Yetmeyeceksin. Daha fazlası lazım gelecek en tepelerde bana.

Yüksekler pahalı.

Alçaklar ucuz.

İkimiz de dengeler kuracağız fiyatlarımız arasında.

İkimiz de bilmeden, birer maldan ibaret olacağız, aşk pazarında.

Karamsar mıyım?

Susuyorsun!

A kadın konuşsana!

-Gitmemem için, sözünü tut diye, iki kelime istiyorsun benden, yok olmayalım diye.

Peki öyleyse, diyorum.

“ Seni seviyorum.”

Sonra repliğim bitmiş, oyuncular gitmiş, sevgilim iki sözümle anlamlar denizinde açılmış. Kalakalıyorum öylece.

Ey yönetmen! Nerdesin?

Zaman çıkıyor karşıma, sırıtıyor suratıma. Al, diyor, yönetmeni sensin artık bu ilişkinin. Ben sadece sınav sorundum, sınıfı geçtin..

Bazen ve biz.



inadına herşeyin üzerine üzerine giden ben bu sefer bu acıdan kaçış yolları arıyorum. Korkularımın üzerine giderek korkmamayı öğrendiğim herşeyden tekrar korkmaya başladığımı anladım , hortlak gibi peşimde gezmeye başladılar hemen zaten. Nereye gitsem peşimdeler.

Beynimi oyan o aptal düşünce kurtcukları, kafamı koparmamak için kendimi tutmaya çalışıyorum. büyük bir istek kendimi atsam aşagı ya da beynimi çıkarsam kafamın içinden herşey bitecek gibi...
düşünmemek istiyorum hiç bir şey düşünmemek , iğrenç baş agrısı ve mide bulansıyla gelen bu kötü ruh halinden kurtulmak istiyorum. Sadece bomboş bir zihin. hiç bir düşüncenin kuyruk sallamadığı bir kafayla boş bir duvara bakıp dinlenmek daha iyisi olabilir mi ?
Hissizleşmek ? eminim ki şu an mükemmel bi ödül olur bana.

sonra yine aklıma o geliyor-(aklımdan hiç çıkmadığı halde)- hani şu sarıldığımda herşeyi unutturan ilahım. beni yarattığı için ruh ve beden bütünlüğümün her zerresnin teşekkürlerini sunduğu adam. ne kadar özlediğimi fark ediyorum. beni alsa kaburgalarının arasında bir yere saklasa , ve ya çantasına koysa , yanından ayırmasa ne kadar minnettar kalabileceğimi düşünüyorum.yaralarımı bi tek o iyileştiriyor , huzursuzluğumu tamamen alıp götürüyor - ve her zerreme yayılan mutluluğu bana dalga dalga hissettiriyor. vazgeçilmez yapabildi kendini , salise geçmezken onu düşünmeden yanındayken bile onu özlüyorum bazen.
ayrıyken sadece bedenim kalıyor benden geriye bir de o lanet olası huzursuzluk ve negatif enerji.


ve her ihtiyacım olduğu zaman yanımda oluyor o. yatağın diğer yanında hep onu görüyorum gülümsüyor ... bir gülümseyişi kendimi bulutların üstünde bulmama sebep oluyor ; ben gerçekten mutluyum.

günler koşuşturma içinde geçiyor herşey aceleyle yapılıyor , çoğu zaman görüşebilmek için görüştüğümüz vakitten daha fazla süre birbirimize ulaşmak için zaman harcıyoruz. zamanımızın çoğu aşkımıza kavuşmk için geçiyor aslında, yollarda perişan oluyoruz. ama biz mutluyuz , uzak olmaz diyenlere inat aşkımızla avunuyoruz. Her şey bitip gelicek günlerin umuduyla , stresin asıl sebebide bu zaten çoğu insanların aşkLAR tükettiği süre zarfında biz sevgimizin büyümesini seyrediyoruz.

her insanın yaptığı gibi umuda yakın olmak isteğiyle hayaller kuruyoruz.


not: canım sevgilim kunter için ...