31 Ağustos 2009 Pazartesi
ama benim canım yanar di mi? ikizlik bu.
neyse, asıl meseleye döneyim.
insanlar hep birbirini aldatıyor. bir bakıyorsunuz ipliğiniz pazarda. bir bakıyorsunuz, satılıvermişsiniz.
bir bakıyorsunuz, canınız yanmıyor artık.
ve en çok can acıtan şey oluyor bu zamanla.
tek iyim bu mu kaldı, aman ne mutlu o halde!
19 Ağustos 2009 Çarşamba
16 Ağustos 2009 Pazar
Hopp! Noluyoruz deyip durduruyorum zamanı. Gülümseyerek “Tamam.” diyor, başı önünde. Gözlerimle küçük bir aferin konduruyorum dudaklarına ben de.
-Bak kızım, sen böyle gidersen olmaz. Tamam mı?
Sen böyle gittikçe, sen böyle hiç bilmediğin yerlere gittikçe, gidip de geri dönmedikçe, geri dönmek isteyip de yolu bulamadıkça, yolu bulup da kapılara varamadıkça, olmaz. Anlıyor musun?
Bana bir şey söyle, söyle ki yanından ayrılmamam için sebep olsun. Söyle ki sana verdiğim sözleri bana tuttursun. Hiçbir söz, ilelebet tutulmayı hak etmiyor kolay kolay. Bana sözümün hakkını ver ki ben de ona verebileyim. Sadece bir köprüden ibaret benim suretim.
Nolur, bana iki kelime söyle. Söylediklerin anlamsız olsun. Sana dair öyle şeyler var et ki sevgili, ben hiç sıkılmadan uğraşıp durayım peşinde. Çünkü herkes gibi ben de, bırakacağım seni sıkılınca. Bana anlamsız şeyler söyle. Onları anlamaya çalışarak geçsin zamanım, sıkılmayayım.
Sana dair her dem yeni şeyler çıksın içinden sonra, kıvrıla kıvrıla..
Öyle şeyler olsun ki, her hatırladığımda yeniden isteyeyim seni yanımda, her gözümü açtığımda..
Böyle olmaz. Sen sevdikçe, ben sevgine karşı durdukça, olmaz, olmayacak. Öyle bir an gelecek ki, biz bile olmayacağız bu alemin içinde. Sen sadece sevmeyi bileceksin, ben de senin sevgine karşılık vermeyi. Ve böylece hiçbir şey öğrenemeyeceğiz hayatın içinde. Senin gözün kör olacak, bir beni bilecek kalbin, benimse gözlerim açılacak daha çok senin sevginle. Yükselteceksin beni, anlıyor musun? Sonra öyle birden düşmemi isteyeceksin!
Düşmeyeceğim. Sen battıkça yükseleceğim sonra, ben yükseldikçe sen batacaksın. Yetmeyeceksin. Daha fazlası lazım gelecek en tepelerde bana.
Yüksekler pahalı.
Alçaklar ucuz.
İkimiz de dengeler kuracağız fiyatlarımız arasında.
İkimiz de bilmeden, birer maldan ibaret olacağız, aşk pazarında.
Karamsar mıyım?
Susuyorsun!
A kadın konuşsana!
-Gitmemem için, sözünü tut diye, iki kelime istiyorsun benden, yok olmayalım diye.
Peki öyleyse, diyorum.
“ Seni seviyorum.”
Sonra repliğim bitmiş, oyuncular gitmiş, sevgilim iki sözümle anlamlar denizinde açılmış. Kalakalıyorum öylece.
Ey yönetmen! Nerdesin?
Zaman çıkıyor karşıma, sırıtıyor suratıma. Al, diyor, yönetmeni sensin artık bu ilişkinin. Ben sadece sınav sorundum, sınıfı geçtin..
Bazen ve biz.

inadına herşeyin üzerine üzerine giden ben bu sefer bu acıdan kaçış yolları arıyorum. Korkularımın üzerine giderek korkmamayı öğrendiğim herşeyden tekrar korkmaya başladığımı anladım , hortlak gibi peşimde gezmeye başladılar hemen zaten. Nereye gitsem peşimdeler.
Beynimi oyan o aptal düşünce kurtcukları, kafamı koparmamak için kendimi tutmaya çalışıyorum. büyük bir istek kendimi atsam aşagı ya da beynimi çıkarsam kafamın içinden herşey bitecek gibi...
düşünmemek istiyorum hiç bir şey düşünmemek , iğrenç baş agrısı ve mide bulansıyla gelen bu kötü ruh halinden kurtulmak istiyorum. Sadece bomboş bir zihin. hiç bir düşüncenin kuyruk sallamadığı bir kafayla boş bir duvara bakıp dinlenmek daha iyisi olabilir mi ?
Hissizleşmek ? eminim ki şu an mükemmel bi ödül olur bana.
sonra yine aklıma o geliyor-(aklımdan hiç çıkmadığı halde)- hani şu sarıldığımda herşeyi unutturan ilahım. beni yarattığı için ruh ve beden bütünlüğümün her zerresnin teşekkürlerini sunduğu adam. ne kadar özlediğimi fark ediyorum. beni alsa kaburgalarının arasında bir yere saklasa , ve ya çantasına koysa , yanından ayırmasa ne kadar minnettar kalabileceğimi düşünüyorum.yaralarımı bi tek o iyileştiriyor , huzursuzluğumu tamamen alıp götürüyor - ve her zerreme yayılan mutluluğu bana dalga dalga hissettiriyor. vazgeçilmez yapabildi kendini , salise geçmezken onu düşünmeden yanındayken bile onu özlüyorum bazen.
ayrıyken sadece bedenim kalıyor benden geriye bir de o lanet olası huzursuzluk ve negatif enerji.
ve her ihtiyacım olduğu zaman yanımda oluyor o. yatağın diğer yanında hep onu görüyorum gülümsüyor ... bir gülümseyişi kendimi bulutların üstünde bulmama sebep oluyor ; ben gerçekten mutluyum.
günler koşuşturma içinde geçiyor herşey aceleyle yapılıyor , çoğu zaman görüşebilmek için görüştüğümüz vakitten daha fazla süre birbirimize ulaşmak için zaman harcıyoruz. zamanımızın çoğu aşkımıza kavuşmk için geçiyor aslında, yollarda perişan oluyoruz. ama biz mutluyuz , uzak olmaz diyenlere inat aşkımızla avunuyoruz. Her şey bitip gelicek günlerin umuduyla , stresin asıl sebebide bu zaten çoğu insanların aşkLAR tükettiği süre zarfında biz sevgimizin büyümesini seyrediyoruz.
her insanın yaptığı gibi umuda yakın olmak isteğiyle hayaller kuruyoruz.
not: canım sevgilim kunter için ...
